Israrlı Takip Suçu ve Cezası (Tck 123/a)
Devletin ve devlet tüzel kişiliğine bağlı kamu kuruluşlarının esas amaçlarının başında toplumu oluşturan bireylerin huzurlarının korunması gelir. Her birey, kişisel özgürlüğünü yasalar çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir. Hukuki kurallar ile ters düşmeyen her türlü davranış, bireysel özgürlüktür. Kişilerin özgürlüklerine dışarıdan müdahale edilmesi ya da gölge düşürülmesi ise açıkça yasak bir davranış olarak kanunlarda yer bulmuştur.
Bu müdahale kişinin özgürlüğünden yoksun kılınmasına sebebiyet verebilecek cebir ve şiddet içerikli davranışlardan oluşabileceği gibi kişinin özgürce yaşam sürmesine imkan vermeyecek şekilde de vücut bulabilir. Bu yöndeki davranışlar yalnızca mağdur olan bireyleri etkilemez, toplumun genel huzurunu da olumsuz şekillerde etkiler. Bu sebeple bireysel hayata müdahale, kamu düzenine aykırı olarak nitelendirilmiş ve cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Israrlı takip TCK düzenlemesine tabi bu yöndeki davranışlardan biridir.
TCK 123. madde hükmü “Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun; Çocuğa ya da ayrılık karan verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, Mağdurun okulunu, işyerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.” şeklindeki düzenleme ile ısrarlı takip hakkındaki yasal düzenlemeyi içerir. Bu düzenleme ile amaçlanan, özellikle kadınlara yöneltilen şiddet ve taciz vakalarının gerçekleşmeden önlenmesidir. Bu tanıma giren çoğu suçun başlangıcı, suçun mağdurunun sürekli olarak takip edilmesi ve doğru anın kollanması ile gelişir. Israrlı takip suçunun mağduru her cinsten, yaştan ve ırktan insan olabilir.
İçindekiler
Israrlı Takip Suçunda Şikayet ve Hukuki Süreç
Israrlı takip suçu, ilgili kanun maddesinde açıkça düzenlendiği üzere mağdurun şikayetine bağlı bir suç türüdür. Bu yönüyle savcılık ya da kolluk kuvvetleri, bir kişinin başkasını takip ettiği suretiyle kendiliğinden soruşturmaya yönelik işlem başlatamaz. Mağdur, şikayetçi olduğunu bizzat ya da vekil aracılığı ile gerekli makamlara bildirir ve fail hakkında şikayetçi olur. Şikayetten vazgeçilmesinin de bu nedenle ilgili suç türüne etkileri mevcuttur. Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde savcılık makamı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek soruşturma sona erdirilir. Soruşturma tamamlanmış ve ceza davası görülmekte iken şikayetten vazgeçilmiş ise mahkeme, kamu davasının düşürülmesi şeklinde karar kuracaktır. TCK 123 olarak kanun maddesinin adı ile de anılan ısrarlı takip suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıl olarak düzenlenmiştir. Bunun dışında ise failin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık sürede şikayette bulunulmaz ise zamanaşımı süresi geçmiş sayılır.
Şikayetin ardından savcılık makamınca derhal soruşturma işlemlerine başlanır. Soruşturma esnasında savcılık, gerek gördüğü şekilde kolluk kuvvetlerinin yardımına başvurur. Şikayete konu eylemin ve failin ortaya çıkarılması amacı ile kamera görüntüleri, telefon kayıtları, bilgisayar ve telefon uygulamaları gibi pek çeşitli deliller ele alınarak incelenir. Gerek görülmesi halinde şikayetçinin, tanıkların ve tespit edildiğinde şüphelilerin ifadelerine başvurulur. Tüm bu soruşturma evrelerinin tamamlanmasının ardından savcılık makamı tarafından gerekli kanaatin oluşması halinde bir iddianame tanzim edilir ve ceza davasının açılması ile kovuşturma aşaması başlar. Kovuşturmada mahkeme tarafından yargılamaya ilişkin faaliyetler yerine getirilir ve nihai kanaat gerekçeli karar ile açıklanır. Yargılama sonucunda sanık hakkında yasada belirlenen cezalara hükmedilebileceği gibi suçlu olduğunun sabit şekilde tespit edilememesi halinde beraat kararına da varılabilir. Ayrıca suçun cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi gibi seçenek kararların da gerekli şartların oluşması halinde gündeme gelmesini söz konusu edebilir.
Israrlı Takip Mağdurlarının Hakları ve Korunma Yolları
Israrlı takip suçunda mağdurlar, suçun mahiyeti ve içtiması göz önüne alınarak bazı korunma yollarına sevk edilebilirler. Örneğin eski eşi tarafından canıyla tehdit edilen ve bununla birlikte ısrarlı şekilde takip edildiği belirlenen bir kadın, savcılık makamından ya da ceza mahkemesinden bazı taleplerde bulunma hakkına sahiptir. Bu suçun mağdurları, en yakın kolluk kuvvetine sığınmak suretiyle yardım talebinde bulunabilir.
Mağdurlar tarafından koruma polisi talep edilebileceği gibi şüpheli ya da sanığın mağdurdan uzaklaştırılmasına karar verilmesi istenebilir. Israrlı şekilde takip edilen ve avukat ücreti ödeyemeyecek durumda olan kişiler CMK kapsamında barodan avukat talebinde bulunma hakkına sahiptir. Günümüzde toplumun çeşitli kesimlerine yönelik olarak sığınma evleri, maddi destek imkanı ve psikolojik destek hizmeti de kamu tarafından sağlanmaktadır.
Israrlı Takip ile Mücadelede Hukuki ve Psikolojik Destek
Israrlı takip suçundan kaynaklı ceza yargılamaları, asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girer. Yargılama aşamasında hukuki destek almak isteyen kişiler, bu taleplerini gerekçeli olarak iletmeleri halinde bir avukatla temsil edilmeye hak kazanırlar. Bu durumdaki kişiler, avukatlık ücreti ödemezler. Ayrıca ceza davalarında mahkeme masrafları yargılama neticelenene kadar kamu tarafından karşılanır ve sanığın cezalandırılması halinde üzerine bırakılır. Bu sebeple mağdurların hukuki süreçte maddi engellere takılmamaları adına pek çok yasal düzenleme gerçekleştirilmiştir.
Anılan suça ilişkin süreç, takdir edilecektir ki insan psikolojisi üzerinde oldukça ciddi tahribatlar yaratabilecek bir süreçtir. Kişinin yürüdüğü yolda takip edilmiş olması, sürekli olarak kendisine erişilmeye çalışılması kalan yaşamını ve toplumsal yaşama olan güvenini temelden sarsar. Sokakta yürüyemeyen ya da kendini günlük yaşamda güvende hissetmeyen suç mağduru kişilerin topluma ve kendi hayatlarına kavuşturulmaları için hukuki destek planlarının yanında psikolojik desteğin verilmesine yönelik düzenlemeler de yapılmıştır.
Suç mağduru kişiler, doğrudan devlet hastanelerinde ve anlaşmalı sağlık kuruluşlarında psikolojik destek alma hakkına sahiptir. Bu mağdurlar, psikiyatri servislerinden gerekli tedavi için ilaç desteği de alabilirler. Psikolojik rahatlamanın sağlanması ve tehlikelerin anında önlenmesi adına mobil uygulamalar, telefon çağrı hatları gibi anlık tepki verilebilen gelişmeler yapılmıştır.
Israrlı Takip Suçunda Delil Toplama ve İspat Yöntemleri
Israrlı takip suçuna ilişkin yasal düzenleme, yürütülecek etkin soruşturma işlemleri ile desteklenmek zorundadır. Mağdurun korunması ve suçluluğun cezasız kalacağının düşünülmesinin önlenmesi adına soruşturma sürecinde delillerin hızlı, yeterli şekilde toplanması amaçlanır. Bu süreçte kolluk kuvvetlerinden de destek alınır. Takibin gerçekleştiği fiziki mekanlardaki kamera kayıtlarının toplanması, telefon kayıtlarının istenmesi, gerek görülmesi halinde şüphelinin takibinin yapılması gibi yöntemlere sıkça başvurulur.
Bu delillerin yanı sıra mağdur tarafından da mesajlaşma kayıtları, çağrı kayıtları, fotoğraf ya da video kayıtları gibi çeşitli deliller makama sunulabilir. İlgili suçun ispatı, mahkemede suçun yasal tanımına uygun bir eylemin vücut bulduğu kanaatini oluşturacak seviyede olmalıdır. Bu süreçte delillerin değerlendirilmesi, toplatılması ve sunulması oldukça önemlidir. Bir avukat gözetiminde yürütülecek süreç, mağduriyetlerin önüne geçmek için faydalı olacaktır. Sinan Eroğlu Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, ceza hukuku alanındaki deneyimleri ile müvekkillerine ceza yargılamasının başından sonuna kesintisiz bir hizmet anlayışı ile yardımcı olmayı sürdürmektedir.