Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi
Hukuk, adeta yaşayan bir organizma gibi geçerli olduğu ülkede yaşayan topluluğun ihtiyaçlarına cevap vermek için sürekli gelişir ve değişir. Toplum, modern çağ içerisinde ve teknolojik gelişmeler ışığında git gide birbirinden uzak yaşayan; eski alışkanlıklar ile geleneklerin unutulmaya yüz tuttuğu bir hal almıştır. Bu bağlamda yaşlı, hayatını idame ettirebilmek için başkasının bakımına ve gözetimine muhtaç kişiler için huzur evleri gibi kurumlar varoluş alanını genişletmiştir.
Aile bireylerinin büyüklere bakması önceden sosyal hayatın getirdiği kesin bir yükümlülük iken içinde bulunulan çağda bu alışkanlık azalma eğilimindedir. Bu sebeplerle hukuki anlamda yaşlıların bakımının üstlenilmesine ilişkin bir düzenleme olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nda kendine yer bularak yürürlüğe girmiştir.
İçindekiler
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesi ile 619. maddesi arasında düzenlenmiş olan bir hukuki sözleşmedir. Bu sözleşme tipi ile yaşlıların bakımsız ve insani şartlara aykırı şekilde yaşamlarının son dönemini geçirmesinin önüne geçilmek, birlikte yaşayan toplumun sosyal duyarlılığını artırmak, bakım üstlenene karşılığında bir kazanç yaratmak ve büyüklerin yaşamlarının sonlarına kadar toplumla ilişkisinin sürdürülmesi amaçlanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesi ‘’Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.’’ hükmü ile anılan sözleşmenin hukuki çerçevede tanımını yapmıştır.
Ülkemizde yürürlükte olan Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun’un miras hukukuna ilişkin hükümlerine göre hüküm ifade edebilecek iş bu sözleşme belirli şartları da taşımak zorundadır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi şartları şu şekilde özetlenebilir:
Sözleşmenin konusu olan bakmanın, bakım alacaklısının ölümüne kadar sürmesi gerekir. Bu sözleşme ile bir kişiye bakma vaadi ile bakım borcu altına giren kimse, bakım alacaklısının ölümüne kadar titizlikle ve özenle ona bakmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük bakım alacaklısının vefatına kadar kesintisiz devam eder. Bu süreçte taraflar aynı yerde yaşamalı ve bakım alacaklısının her türlü sağlık ile yaşamsal ihtiyaçları bakım borçlusu tarafından giderilmelidir.
Bir ‘anlaşma’ olgusunun varlığı gerekir. Tipik bir sözleşmenin de temel şartı olduğu gibi ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şartlarından biri taraflar arasında özgürce belirlenmiş bir anlaşmanın varlığıdır. Özgür iradeleri ile anlaşmanın varlığı, sözleşmenin geçerlilik şartlarındandır.
Sözleşmenin tek taraflı olmaması gerekir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup tarafların her ikisinin de sözleşme ile bir edimi yerine getirme borcunu yüklenmeleri gerekir. Bakım borçlusunun edimi alacağı bakım karşılığında bir malvarlığı hakkını devretmek, bakım alacaklısının edimi ise karşı tarafa ölünceye kadar özenle bakmaktır. Bunların eksikliğinde sözleşme bir hüküm ifade etmeyecektir.
Bu şartları haiz ve usulünce düzenlenmiş bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi hukuken geçerlidir. Şartlardan herhangi birinin var olmaması halinde sözleşmenin geçersiz olacağı ve sonuç doğurmayacağı hususu dikkate alınmalıdır. Özellikle uygulamada ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, muvazaalı miras işlemleri ve tapu devirlerine konu olabilmektedir.
Bu bakımdan tarafların iradesinin açık ve gerçek olması ile gerekli tüm kanuni şartların karşılandığının dikkate alınarak incelenmesi gelecekte doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesi adına oldukça önem arz etmektedir. Anılan sözleşme tapu müdürlüğünde tamamlanabileceği gibi doğrudan noterlik vasıtası ile veya sulh hukuk hakimlikleri üzerinden gerçekleştirilebilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Kimler Arasında Yapılır?
Karşılıklı borçlandırıcı bir sözleşme olan ölünceye kadar bakım sözleşmesinin bakım alacaklısı ve bakım borçlusu olarak adlandırılan iki tarafı mevcuttur. Bakım alacaklısı, kendisinin vefatına kadar bakımı karşılığında bakım borçlusuna bir takım malvarlığı değerlerini devretme borcu altına girer. Bakım borçlusu ise yükümlülüğü tamamlandığında devralacağı bu mal veya malvarlığı değerleri karşılığında bakım alacaklısını gözetip ona bakma borcunu üstlenir.
Buradaki bakım borcu, son derece titizlikle ve dürüst şekilde karşılanmalıdır. Bir kişinin vefatı ile malvarlığı hakkı kazanılmasına yönelik bir sözleşme hukuken bu şekilde geçersiz olacağından dolayı sözleşme ile bakım borçlusunun edineceği mal varlığına ilişkin haklar önden teslim edilir.
Her ne kadar durum böyle ise de bakım borcunun bu nedenle aksatılması ve bakım alacaklısının sağlığının hakkın önceden kazanılması nedeniyle önemsenmemesi sonucu doğacak zararlardan dolayı bakım borçlusu, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri ile yargılanıp cezalandırılmak durumunda kalacaktır.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi için Gerekli Evraklar Nelerdir?
Bakım sözleşmesi için gereken evraklar sözleşmenin hangi kanal vasıtası ile vücut bulacağına göre değişkenlik göstermektedir. Buna göre:
Tapu müdürlüğünde tamamlanacak sözleşmelerde; devredilecek taşınmazın tapu senedi, taşınmazın emlak beyan değerini gösteren ilgili belediyeden alınacak belge, tarafların ve iki şahitin kimlikleri, sözleşme taraflarının fotoğrafları gerekli belgelerdir.
Hakimlik önünde veya noterlikte yapılacak sözleşmelerde ise; sözleşmenin aslı veya aslı gibidir onaylı örneği, taşınmazı tescil etme yetkisini gösteren belge, bakım borçlusuna ait fotoğraf, emlak beyan değerini gösteren ilgili belediyeden alınacak belgelerin toplu halde hazır edilmesi gerekir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Bozulur mu?
Bu tür bir sözleşmenin kuruluşu Türk Borçlar Kanunu uyarınca herhangi bir süreye bağlı olarak düzenlenemez. Sözleşmenin doğrudan kanunda yer alan isminden de anlaşıldığı üzere ölünceye kadar bakma akdi sözleşmesi, bakım alacaklısının vefatına kadar devam edecek şekilde düzenlenmek zorundadır.
Sözleşmenin belirli bir süre için düzenlenemeyecek olması nedeniyle belirli bir sürenin geçmesiyle sözleşmenin olağan şekilde sona ermesi için bakım alacaklısının vefat etmesi gerekir. Sözleşmenin ortadan kalkma yolları ise şu şekildedir:
Orantısızlık nedeniyle sözleşmeden dönme hakkı: Borçlar Kanunu’nun ilgili 616. maddesinde düzenlenmiş bir dönme hakkıdır. Buna göre sözleşmenin taraflardan birine yüklediği borç, edimine göre orantısız ise ihbar süresine uyarak sözleşmeden dönülmesi mümkündür.
Bakım borçlusu kişinin vefat etmesi: Kişiye ölünceye kadar bakacak kişinin ölmesi halinde bakım alacaklısı 1 yıl içerisinde sözleşmeyi feshedebilir.
Bakım borçlusu kişinin iflas etmesi ile bakım borcunu yerine getirememesi: Böylesi bir durumda bakım alacaklısı, bakılmasına karşılık vermiş olduğu miktar kadar iflas masasına dahil olabilecek ve sözleşmenin feshini isteyebilecektir.
Tarafların ortak iradesi ile sözleşmenin ortadan kaldırılması: İki tarafın da anlaşma halinde bulunarak sözleşmeyi iptal etmek istemeleri halinde sözleşme feshedilir.
Bakım alacaklısının vefat etmesi: Sözleşmenin normal biçimde sona erme yoludur.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi zamanaşımı düzenlemesine tabi bir sözleşme değildir, sözleşmenin kendisinden doğacak ihtilaflarda bu sebeple Borçlar Kanunu’nda genel zaman aşımı olarak belirlenen 10 yıllık süre esas alınır.
Fakat bu sözleşme türünden dolayı doğacak bazı uyuşmazlıklarda hakkın öne sürülmesi kamu düzeninden olduğundan hiçbir zaman aşımı süresi veya hak düşürücü süre öngörülmüş değildir. Örneğin ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan tapu iptali ve tescil davalarında herhangi bir zaman aşımı süresinin varlığından söz edilemeyecektir.
Kişinin en önemli varlığı sağlığıdır. Yaşlıların bakımı karşılığında mal varlığı edinilmesine ilişkin olan bu sözleşme türünde ise herhangi bir suistimale veya muvazaaya karşı işlemler detaylı şekilde incelenmeli ve usule uygun hareket edilmelidir. Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve bu sözleşmeden doğan problemleriniz ile ilgili danışmanlık almak için Sinan Eroğlu Hukuk ve Danışmanlık Ofisi’ne başvurabilirsiniz.